Görücü Usulü Evlilik Geri mi Dönüyor?

Görücü usulü evlilik yeniden ilgi görmeye başlıyor olabilir mi? Belki de günümüzde yeniden konuşulan geleneksel anlamıyla görücü usulü evlilik değil; değişen ilişki kültürü içinde ortaya çıkan güven arayışının farklı bir biçimidir.
Görücü Usulü Evlilik
Görücü usulü evlilik, bireylerin aileleri veya yakın çevreleri aracılığıyla tanıştığı ve ailelerin eş seçiminde etkili olduğu bir evlilik biçimidir (Gürbüz, 2019). Geleneksel toplum yapısında görülen bu evlilik, ailelerin yönlendirmesiyle gerçekleşen toplumsal bir anlaşma niteliğindeydi. (Kartal, 2023)
Değişen İlişki Kültürü
“Aileler ne diyor?” sorusu, modern öncesi dönemde eş seçimi sürecinde önemli bir yere sahipti. Modernleşme ile birlikte ise bu durum değişerek, iki kişi arasındaki duygusal bağ ve romantik aşk daha görünür hâle gelmiştir (Baş, 2021). Artık yalnız ailelerin bir araya getirdiği tanışmalardan ziyade, bireylerin kendi tercihleriyle tanışıp ilişki kurabildiği bir ilişki kültürü ortaya çıkmıştır.
Görücü Usulü Evlilik Geri mi Dönüyor?
Son dönemde sosyal medyada görücü usulü evliliğe yönelik olumlu ifadelerin ve bu evlilik biçimini tercih edebileceğini belirten paylaşımların sıklığını görüyoruz. “En iyisi valla..! görücü usulü evleneceğim” gibi söylemler, örnekler arasında. Gerçekten asıl istenen görücü usulü evlilik mi? Yoksa istenen şey görücü usulünün kendisi değil, yarattığı güven mi? Bazı bireyler, ailenin söz sahibi olduğu bir evlilikten ziyade, günümüz ilişki biçimlerinde yaşanan hüsranı, tatminsizliği ve güvensizliği giderecek daha güvenilir bir tanışma süreci istiyor olabilir.
Sosyolojik Nedenler ve Kuramsal Değerlendirme
Modernitenin beraberinde getirdiği tüketim kültürünün ilişkilere de yansıdığı söylenebilir. İlişkilerin kalıcılığına yönelik beklentiler değişirken “sonsuza dek” ve “ömür boyu” gibi ifadeler de eski romantik anlamını kaybederek daha kalıplaşmış bir ifadeye dönüşmeye başlamıştır (Baş, 2021). Bauman'ın “akışkan modernite” yaklaşımı da ilişkilerdeki bu değişimi anlamamıza yardımcı olur. Bu yaklaşım, ilişkilerin daha kolay kurulup sonlandırılabildiği ve kalıcılığın zorlaştığı bir ilişki biçimine işaret etmektedir. Giddens ise “saf ilişki” kavramıyla, modern ilişkilerin geleneksel yükümlülüklerden çok tarafların ilişkiden elde ettiği tatmin üzerinden sürdürülmesine dikkat çeker (Alkan, 2021). Beck'in “risk toplumu” kavramı, belirsizlik ve risklerin gündelik yaşamın bir parçası hâline gelmesini ifade etmektedir. Bu yaklaşıma göre, modernleşmeyle birlikte belirsizlik ve öngörülemezliğin artması, bireylerin yaşamlarının farklı alanlarında daha fazla riskle karşılaşmasına neden olmuştur. Belirsizliğin arttığı bir ortamda aile aracılığıyla tanışmak, bazı bireyler tarafından daha güvenilir ve öngörülebilir bir seçenek olarak görülebilmektedir (Çuhacı, 2012).
Sonuç
Görücü usulü evliliğin net bir biçimde geri döndüğünü söylemek tamamen doğru olmaz ancak duyulan ilgi, günümüzde değişen ilişki kültüründen dolayı artmıştır. Çünkü ilişkiler belirsizlik içinde güven vermiyor, geçici ve sadece tatmin veren haz duraklarına dönüşmüş durumda. Aslında ilgi duyulan görücü usulü evlilik değil de yarattığı güvenli bağ ve kalıcılıktır.
Kaynakça
Baş, E. (2021). Evlilik: Modernleşme Sürecinde Kuşaklararasında Yaşanan Değişim.
Gaziantep University Journal of Social Sciences, 20(2), 821-845.
Çuhacı, A. (2012). Ulrich Beck'in Risk Toplumu Kuramı. İstanbul Üniversitesi Sosyoloji
Dergisi, 3(14), 129-157.
Gürbüz, A. (2019). Türk Romanında Görücü Usulü Evlilikler (1971-1980). BEÜ SBE Dergisi,
8(1), 67-86.
Kartal, A. (2023). Türkiye’de evlilik ve evlenme kültürü: geleneksel normlara halkbilim
perspektifinden bir bakış. RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi, 36, 730-753.
Solmaz, M., & Alkan, E. Ö. (2021). Akışkan Modern Toplum, Saf İlişki ve İnsani
Birlikteliklerin Geçici Hale Gelişi. Bilgi Sosyal Bilimler Dergisi, 23(2), 387-403.



Keyifli okumalar.